AnasayfaFirma Rehberi Hal RehberiSeri ilan Foto Galeri Web TV RssYazarlarE-GazeteWebmailİletişim 23 Mayis 2018 Çarsamba 13:40
İLÇE BİLGİSİ RESMİ KURUMLARBELEDİYEMAHALLELEREĞİTİM SAĞLIKHAL FİYATIESNAFLARIMIZ
KUMLUCA HAVA DURUMU
KUMLUCA
İstanos (Korkuteli) Şehri

Bu şehir adını, Bayezid’in şehzadelerinden Korkud’dan almıştır. 1879’da bucak, 1915’te de Antalya mutasarrıfl ığına bağlı bir ilçe olmuş ve Korkuteli ismini almıştır. Korkuteli Fatih dönemindeki defterlerde İstanoz veya İstanos şeklinde kaydedilmiştir. XVI. yüzyıla ait defterlerde de İstanos şeklinde kaydedildiğini ve bu şekilde geçtiğini görmekteyiz.

İstanos’un gelişmesinde ve fiziksel yapısının oluşmasında Teke oğulları’nın büyük etkisi olmuştur. Çünkü Teke Bey’in Hatunu Valide-i Sultan Korkud’un vakfının olması, ayrıca Fatih dönemine ait olan vakıf defterlerinde Teke Beyliği döneminden kaldığı anlaşılan birçok cami, mescid ve zaviye vakıfl arına rastlanması bunu teyit etmektedir. Burada, Türklerin eline geçmesiyle birlikte istikrar ve huzur sağlanmıştır. Şehrin içerisinden geçen akarsu ve bölgedeki yol şebekesinin imkânlarından faydalanma arzusu, şehrin kuruluşunda ve gelişmesinde birinci derecede etkili olmuş olmalıdır.

Evliya Çelebi, buranın kalesinden bahsetmiştir. O, şehrin batı tarafında, viranca küçük bir kale olduğunu, batıya bakan bir kapısının bulunduğunu ve güneyindeki mağaraların kayalar ve kaleye havale olduğunu belirtmesine rağmen biz incelediğimiz belgelerde kalesiyle ilgili bilgiye rastlamadık. Buraya yaptığımız gezi ve incelemede kale kalıntılarına rastlamamakla beraber Evliya Çelebi’nin de bahsettiği gibi şehrin batısında yüksek ve kayalık bir yer olması en azından burasının tabiî bir kale olduğunu ve Türklerden önce kullanılmış olabileceğini akla getirmektedir.

Bu tabiî kale görünümünde olan yerin güneyindeki mağaralar bugün de varlıklarını devam ettirmektedirler. Bunların, Osmanlılar döneminde şehirdeki ahalinin peynir ve yağ gibi bozulmaya müsait yiyeceklerini sakladıkları bir yer olarak, şehir hayatında önemli yeri vardır. 1567 tarihli Evkaf defterinde Ahi Bakkalcı Zaviyesi’nin gelir kalemleri arasında “icare-i ma’ara-ı peynir, hâsıl 700” denilmesi bunu teyit etmektedir. Buraya yaptığımız gezi ve incelemede de birçok kişi bu mağaraların son zamanlara kadar bu amaçla kullanıldığını doğrulamıştır.

Evliya Çelebi’nin de belirttiği gibi İstanos, Osmanlılar döneminde Antalya’nın yazlığı olarak kullanılmıştır. Müftüsü, nakibi, kethüdası, serdarı Antalya’da oturmaktadır. Fakat bunların sekiz ayı burada geçmektedir. Günümüzde de İstanos’un bu amaçla kullanıldığını ve yayla turizminin gittikçe geliştiğini görmekteyiz.

a. İstanos’un Mahalleleri ve Nüfusu

1455 tahririnde 26 nefer “gebran” kaydedilmiş olmasına rağmen Evliya Çelebi Seyahatnamesi ve XIX yüzyılın başına ait olan Salnamede gayri Müslimlere rastlanmamaktadır. 1455 tahririnde İstanos’da 4 mahalle yer almaktadır. Az önce bahsettiğimiz gibi birisi gayri Müslimlere üçü ise Müslümanlara aittir. Mezkûr tahrirde çeşitli vakıfl ar içerisinde 80 civarında dükkân zikredilmesi ayrıca buranın o tarihteki ticarî ve ekonomik fonksiyonunu gözler önüne sermektedir. Bilhassa İstanoz Camii önünde 54 dükkân yerinden bahsedilmesi dikkat çekmektedir.

1530 tahririnde 5 mahalle kaydedilmiştir. 1568 tahririnde ise, 7 mahalle kaydedilmiştir. Daha önceki tahrirden farklı olarak üç tane yeni mahallenin kaydedildiğini görmekteyiz.

Tablonun incelenmesiyle görüleceği üzere, 1455 tahririnde şehir nüfusu 1045, 1530 tarihli tahrir de ise burasının nüfusunun 258 kişi civarında olduğu görülmektedir.

1568 tahririnde ise şehrin nüfusunun 515–549 kişi civarında olduğunu görmekteyiz. Daha önceki tahrire göre yüzde yüzün üzerinde bir artış olmuştur.

Şehrin XVII. yüzyıldaki durumunun da XVI. yüzyıldan pek farklı olmadığını görmekteyiz. Evliya Çelebi’nin bahsettiği gibi küçük bir yer olup halkının büyük bir kısmı kışın Antalya ve çevresine göç etmektedir.

Şehir bağ ve bahçeleriyle önem arz etmekte olup, istanos nehrinin iki tarafında kat kat hamamlı, havuzlu saraylarıyla meşhurdur. Ayrıca, caddeleri geniş olup her köşesinde değirmenler vardır. Bütün bunlarla birlikte, medrese, han, hamam, cami, mescitlerinin bol olması ve 300 civarındaki dükkân şehrin siyasî, sosyal, kültürel ve dinî yapısını göstermektedir. Burası her dönem bağlık ve bahçelik olarak önemini muhafaza etmiştir. Şehir halkı bağ ve bahçeler arasında hayatlarını idame ettirmişlerdir. Şehrin nüfusunu teşkil eden içtimai zümreler ise aşağıdaki gibidir.

b. İstanos’da İktisadî ve Ticarî Hayat

İkinci derecede öneme sahip olan Antalya-Korkuteli-Isparta, Antalya-Korkuteli-Tefenni-Denizliİzimir yollarının bu bölgeden geçmesi buranın ticarî ve iktisadî hayatında etkili olmuştur. Yine, Elmalu üzerinden Finike ve Kumluca’ya bağlanması bu bölgeyle içerlere olan bağlantının bu çevreden geçmesinde etkili olmuştur. Antalya kadar olmasa da Finike, Kumluca ve Kaş civarında birçok tabii limanların olması ve buralardan legal ve illegal ticaretin yapılması İstanos’a da ister istemez bir canlılık getirmektedir. Şehrin ticarî ve iktisadî yönden aydınlatılmasında şehirden alınan bâc-ı bazâr, ihtisab, adet-i mizân gibi vergiler gösterge lmaktadır. Bu vergilerin miktarına ve çeşitliliğine baktığımız zaman orta büyüklükte bir şehir olduğunu söyleyebiliriz.

 
4630 Kere Okundu

NUR REKLAM
DETAY
İTİMAT TİCARET LTD. ŞTİ
DETAY
HAKAN ELEKTRİK ve MANTARHANE MALZEMELERİ SATIŞI
DETAY
ÇİÇEK - ÇİKOLATA DÜNYASI
DETAY
CEMAL ET - BALIK EVİ
DETAY
CARANOĞLU BABA KURTARICI
DETAY
2010 - 2013 © batiakdeniz.com Tüm Hakları Saklıdır. Hiç bir bilgi ve resim kaynak gösterilmeden kopyalanamaz. yazılım : webustasi.com